Kendi ülkesinde üç maymunu oynayıp Somali’de insanlık abidesi kesilenlerin oyununu izledik televizyonlarda günlerce. Tayyip ve ekibinin insanlık trajedisini yakından görüşünü, dudaklarının büzülüşünü, ağlamaklı hallerini, nasıl karşılandıklarını, kendi elleriyle yardımları nasıl dağıttıklarını büyük bir ilgiyle takip ettik! (ah nasıl gurur duyduk, nasıl hüzünlendik!). Yardım heyeti uçağının nasıl büyük bir tehlike atlattığını ağzımız açık, büyük bir korkuyla izledik, bekledik! Yine, bir kez daha, halkın açlığından efendilere, Devamını Oku
2009′da Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı ilan edilmesinin ardından çıkan olaylarda sokaklarda Besic milislerince öldürülen insanların anısına düzenlenen törene gittiğinde ilk kez tutuklanıp bırakılan, birkaç ay sonra evinde tutuklanan İranlı tutuklu yönetmen Jafar Penahi, 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne davet edildi. Devamını Oku
Bu yıl 48.si düzenlenecek olan Altın Portakal Film Festivali’nde pek çok başlık ön plana çıkıyor. Devamını Oku
Bu yıl 17 – 25 Eylül tarihleri arasında yapılacak Adana Büyükşehir Belediyesi 18. Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenecek Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda finalist filmlerini yönetmen Derviş Zaim başkanlığında değerlendirecek jüri üyeleri şöyle: Beste Bereket, Bülent Vardar, Ebru Ceylan, Selim Demirdelen, Taner Birsel ve Yekta Kopan. Devamını Oku
‘İşçi sınıfının şairi’ diye anılan İngiliz yönetmen Ken Loach’ın 40 yıldır yasaklı olan, adı konamamış 53 dakikalık belgesel filmi gösterime giriyor. 1969 yılında yardım kuruluşu ‘’ Save the children’ın 50.yılı için çekilen ancak gösterimine kurum tarafından izin verilmeyen film, Londra’da film eleştirmenlerine gösterildi. Devamını Oku
Çocuk olsam yeniden…Bir tek düştüğüm için acısa içim, Ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece… (Cemal Süreyya)… 17 Ağustos 2011′den bu yana Kandil’e yönelik hava harekâtında, yazılı ve görsel basında kahraman ilan edilen savaş uçakları tarafından yapılan bombalamada bir aile yok oldu. Yedi sivilden oluşan aileden biri altı aylık bebek, Adı Solin… Solin bir bahçe dolusu çiçektir, o bahçenin en taze, en küçük çiçeği… Daha tomurcuğu yeni açılan, hayata yeni gülen bir çiçek… Devamını Oku
Şiir kitaplarını okurken bir yığın noktaya dikkat çekmeye çalışıyorum. Derinlik önemlidir. Dibinden ses gelen, seni çeken derinlik… Seni derinleştiren, unutulması zor derinlik… Çağrışım gücü ve büyüyle yüklü bir derinlik… Yalınlığın ve inceliğin gücünü duyumsatan bir derinlik… Şiiri eğer halk için yazma gibi bir derinlik derdiyle yazıyorsan, halk deryasının keşfine çıkmak, onun anlaşılmayan serüvenini, büyük illetini, killetini ve de zilletini anlamak zorundasın. Şiirin karakterine, dokusuna, halkın duru ve derin bilgeliğinden renkler almak gibi bir sorunun varsa… Devamını Oku
“Kimsin?” “Behzat… Behzat Firik.” Yüz hatları gerilmeye başladı yaşlı adamın. Eskiden, çok eskiden kalmış güçlü bir hatıraydı bu isim. Yıllardır duymuyor, hatta hatırlamıyordu. Ama o, aynı güçle tutunmuştu beyninde. Bazı hatıralar, unutuldukları sanıldığında dahi, gitmezler bir yere. Pusudaki düşman ne denli tehlikeliyse, o denli tehlikelidir onlar da. İşaret beklerler, küçücük bir işaret. Ve işaretle birlikte, nerden geldiği belirsiz bir kurşun gibi, gelir otururlar zihninizin başköşesine. Ondan gayrı gerçek yoktur artık. Devamını Oku
Can Yücel’in mezarına, vasiyeti üzerine 12 Ağustos Cuma günü mezarına şarap dökülmüştü. AKP Datça İlçe Başkanı Ahmet Sedat Deniz ise dün bir yazılı açıklamayla, şunları söylemişti: “Milletimizin inançlarına küfretmeye kalkışanlara sessiz kalacak değiliz. Milletimizin inançlarına, geleneklerine, manevi duygularına küfretmeye, hakaret etmeye kalkışmalarına da sessiz kalacak değiliz. Bu olayın tekrarlanmaması için takipçi olacağız.” AKP’li İlçe Başkanı’nın bu sözlerinin ardından, Can Yücel’in mezarı yıkıldı. Devamını Oku
Baskıcı rejimlerin tekçi eğitim anlayışları ve gerici gelenek göreneklerinin paslı çarkları arasında kişiliği şekillenmiş her bireyde derin patolojik sorunlar olması kaçınılmazdır. Bu insani sorunlar hayatla bağlar, insanla, insanlıkla, doğayla, evrensel değerlerle, düşünceyle, bilim ve sanatla birey arasındaki uyum, üretim, katılım, anlam ve iletişim sorunları olarak genelleştirilebilinir. Bu rejimler aile, okul, kışla ve benzeri kurumları arasında bireyi ve toplumu şekillendirmekte, kendi insanını yaratmaktadırlar. Buna mecburdurlar. Kendi sürekliliklerini Devamını Oku
Join us as we spread the word.
Son Yorumlar