Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından 14 yıldır organize edilen İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, 29 Eylül, Perşembe günü başlayacak. Bu yıl “DarAlanlar” temasıyla organize edilen festivalde, 23’ü Türkiye’den 47’si yurtdışından olmak üzere 70 film gösterilecek. Devamını Oku
2 Ekim Pazar günü, Okmeydanı Sibel Yalçın Parkı’ndaki amfi tiyatroda gerçekleştirilecek olan etkinlik ile yeni dönem çalışmalarımızı başlatıyoruz. YÇKM kursiyerlerinin ufak dinletiler sunacağı etkinlikte, YÇKM halkoyunları ve tiyatro toplulukları da üretimlerini sergileyecek. Katılımın ücretsiz olduğu etkinliğin konser kısmında ise Grup Munzur, Metin Kahraman ve Erdal Bayrakoğlu sahne alarak dinleyenlere müzik ziyafeti sunacaklar. ( http://www.facebook.com/event.php?eid=206456386083467 ) Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi (YÇKM), 2011-2012 dönemi atölyeleri Ekim ayında çalışmalarına başlıyor. Birçok sanat dalında gerçekleştirilen atölyeler arasında keman, bağlama, gitar, yan flüt, tiyatro, fotoğrafçılık, konservatuara hazırlık, yetişkinler ve çocuklar için koro ve halkoyunları kurslarının yanı sıra yeni dönemde şan, eğitimi, çocuklar için drama atölyesi, perküsyon (ritim), senaryo ve piyano dersleri de yer alacak.
Maoist Komünistler kültür sanat cephesinden konuşmaya giriştiklerinde ilk elden referans alacakları isim, ülkemiz koşullarında kuşkusuz Yılmaz Güney olacaktır. Olmalıdır! Çünkü o halkın sanatçısıdır, halkın savaşçısıdır. Sanatı halktan gelip halka dönen, giderek bilince, eyleme devrilen bir seyir izler. Bunu sağlayan kuşkusuz onun devrimci kişiliğidir. Bu yanıyla ülkemiz koşullarında neredeyse eşsizdir! İdeolojik, politik, estetik meselelere yaklaşımı, yönelişi itibarı ile Maoist Komünistlerle aynı düzlemde hareket eden, eserini bilime ve devrimci eyleme adayan, giderek hâkim sınıfların ideolojik, kültürel, estetik kuşatmasının karşısına diken bir sanatçı duruşu karşısındayız. Devamını Oku
Yılmaz Güney’in, Adana Erkek Lisesi’nde birinci sınıfı birlikte okuduğu arkadaşı Yavuz Pağda’ya Selimiye Cezaevi’nden yazdığı mektuplar, Adana Sinema Müzesi’ne bağışlandı. Yılmaz Güney’in Türk sineması, filmleri, Adana Demirspor ve bazı siyasi gelişmeleri değerlendirdiği 9 ayrı mektubu müzeye bağışlayan Yavuz Pağda, çok özel konuların anlatıldığı mektupları müzeye vermediğini belirterek, “Onun sadece yaşama bakış açısını anlatan, Yılmaz Güney’i cinayet zanlısı olarak göstermek isteyenlerin yanıldığını gösteren mektupları verdim. Türkiye’de Yılmaz Güney’in kıymeti bilinemedi” dedi. Devamını Oku
Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından 14 yıldır organize edilen İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, 29 Eylül, Perşembe günü başlayacak. Bu yıl “DarAlanlar” temasıyla organize edilen festivalde, 23’ü Türkiye’den 47’si yurtdışından olmak üzere 70 film gösterilecek. İspanya’dan 10, Almanya’dan 9, Belçika’dan 4, Amerika’dan ve İtalya’dan 3 belgeselin sinemaseverlerle buluşacağı festivalde 25 ayrı ülkeden film olacak. Devamını Oku
Çok yönlü sanatçı Muzaffer Oruçoğlu’nun, Antagonizma (uzlaşmaz zıtlık) resim sergisi Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ikinci kez açılacak. Sergi daha önce İstanbul Mephisto Kitapevi’nde sergilenmişti. 29 Eylül ile 26 Ekim tarihleri arasında açılacak olan kişisel resim sergisine tüm sanatseverler davetli. Devamını Oku
Avrupa’da yaşayan sanat edebiyat ve düşün insanlarının uzun süredir devam eden çalışmaları sonucunda girişim olarak ilan edilme aşamasına gelmiş bulunan Sanat-Edebiyat-Düşün (SED) Girişimi Kolektifi, Almanya’nın Frankfurt kentinde 2 günlük bir buluşma için toplanıyor. Buluşma Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nin de katılacağı buluşma için SED Girişimi’nin yayınladığı çağrıyı paylaşıyoruz. Devamını Oku
İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde 27 Mayıs 1995 tarihinde az sayıda kayıp yakını ve insan hakları savunucusunun başlattığı; kayıp yakınlarının katılımıyla 17 yıldır devam eden Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi fotoğraf sergisine konu oldu. Sanatçı Veysi Altay’ın 12 yıldır sürdürdüğü, geçmişi unutturmamak ve Cumartesi Anneleri’nin sesini duyurmak amacıyla Amed, Êlîh, Cizîr ve İstanbul’da çektiği fotoğraflardan oluşan sergi Devamını Oku
Yorgun argın evinize dönerken otobüsün yanındaki fiyakalı arabadan bozuk Türkçesiyle bangır bangır bir ses tüm kulaklarınızı doldurur: Bas gaza aşkım bas gaza/Kim tutar seni bas gaza/Yollar senin hiç durma/Hadi uçur beni burda…/Bir fıstık görsem frene basarım/Çaktırmadan güzel mi bakarım/Üffff güzelmişsin be cicim/Hadi gel beraber iki tur atalım… Devamını Oku
150 yıl önce, Türkiye denilen yerde Kürt yoktu. Kürtlerin yaşadıkları yerlerde, koyun otlatan, kaval çalan, kaçakçılık yapan, sigara ve çay içen, incelikli bir azametle yanık klamlar okuyan “Doğulu Vatandaşlar” vardı. Hatta bu vatandaşlar bile o zamanlar, Kürt olmadıklarını, halis Türk ırkından geldiklerini iddia ediyor, göğüslerini gererek, bu iddiayı güçlendiren, Türk, Aslantürk, Yıldırımtürk, Hastürk gibi soylu soyadları koyuyorlardı. Türk devleti bunların, karlı dağlarda yaşadıklarını, karda yürürken kart kurt sesleri çıkardıklarını, bundan dolayı Türklerin Kartkurt kesimini Devamını Oku
Join us as we spread the word.
Son Yorumlar