Haberler

“Bireysel, toplumsal ve tarihsel belleğin filmi… Heyecan veren genç bir yönetmenin sinemadaki olgunluğunun habercisi…” (Piers Handlıng, Toronto Film Festivali Başkanı) “Özcan Alper' in sakin ve şiirsel bu filmi, taviz vermeyen ve olağanüstü duygusal bir enerjiye sahip.” (Dan Fainaru, Screen Daily)

‘Gelecek Uzun Sürer’ 11 Kasım’da sinemalarda

Özcan Alper’in senaristi ve yönetmeni olduğu ‘Gelecek Uzun Sürer’ 11 Kasım’da gösterime giriyor. 36. Toronto Film Festivali’nde Çağdaş Dünya Sineması Seçkisi bölümünde gösterimi yapılan ve 18. Altın Koza Film Festivali’nde pek çok dalda ödüle layık görülen film, ağıt araştırmaları yapan bir kadının tez çalışması için Kürt illerine seyahatini ve bu seyahat sırasında araştırmacının, hayatının en uzun yolculuğuna çıkmasını konu ediniyor.

Gösterime girmeden adından söz ettiren film, yönetmenin önceki filmi ‘Sonbahar’ın ardından önemli bir yere sahip olacağa benziyor. Sonbahar’da ömrünün önemli bir kısmını devrimci faaliyette geçirmiş Yusuf karakterinin yaşamının son günlerinde kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini işleyen Alper, Gelecek Uzun Sürer’de Kürt sorununa,  savaşa ve savaşın kadınlar, gençler ve çocuklar üzerindeki etkilerine ve bireyin ertelediği acılarla yüzleşmesine değiniyor.

Oyunculuk performansları  ve müzikleri ile beğeni toplayan filmin başrollerini Gaye Gürsel, Durukan Ordu, Sarkis Seropyan ve Osman Karakoç paylaşıyor. Filmin müzikleri ise Mustafa Biber’e ait.

Yönetmenin, “yüzleşme, hesaplaşma ve unutamama filmi” olmasını istediği film, 11 Kasım’da sinemaseverlerle buluşacak. Şimdiden iyi seyirler diliyoruz…

Sinopsis:

İstanbul’da bir üniversitede müzik araştırmaları yapan Sumru (28), ağıt derlemeleri ile ilgili yaptığı tez çalışması için birkaç aylığına ülkenin güneydoğusuna yolculuğa çıkar. Kısa süreliğine çıktığı bu yolculuk, hayatının en uzun yolculuğuna dönüşür. Bu yolculukta Sumru’nun yolu Diyarbakır sokaklarında korsan DVD satan Ahmet, Diyarbakır’da tek başına kalmış yıkık dökük kilisenin bekçisi olan Antranik amca ve bölgede sürmekte olan ‘adı konulmamış savaşa’ tanıklık eden pek çok karakterle kesişir.

Sumru, üç ay boyunca kaldığı Diyarbakır’da peşinde olduğu ağıtların hikayelerini ararken kendi ertelediği acısıyla da yüzleşir. Diyarbakır’dan Hakkari’de bulunan boşaltılmış bir dağ köyüne doğru yola çıkarken bu tehlikeli yolculuğa anlam veremeyen Ahmet’in “Neden bu köy, orada ne var?” sorularını yanıtsız bırakır.

Fragman:

Play Youtube VideoGelecek Uzun Sürer / Fragman




Yanıtla

İsim (gerekli)

Web sitesi

Welcome Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi

Giriş

Parolanızı mı unuttunuz?

Bu Siteye Üye Ol

Join

Join us as we spread the word.