“Kimsin?” “Behzat… Behzat Firik.” Yüz hatları gerilmeye başladı yaşlı adamın. Eskiden, çok eskiden kalmış güçlü bir hatıraydı bu isim. Yıllardır duymuyor, hatta hatırlamıyordu. Ama o, aynı güçle tutunmuştu beyninde. Bazı hatıralar, unutuldukları sanıldığında dahi, gitmezler bir yere. Pusudaki düşman ne denli tehlikeliyse, o denli tehlikelidir onlar da. İşaret beklerler, küçücük bir işaret. Ve işaretle birlikte, nerden geldiği belirsiz bir kurşun gibi, gelir otururlar zihninizin başköşesine. Ondan gayrı gerçek yoktur artık. Devamını Oku
Alişer’i sokaktan alıp götürdüler. Akşam üzeriydi… Arabaya bindirilmeden önce kaçma çabaları boşa çıkmıştı.. Didişme oldu ama Alişer’i çoktan yakalamışlardı. Üç kişi kollarından tutup götürdü… Gözlerinde korku dolu bir bakış vardı; ölüm soluk alıyordu yanı başında, ölümün sesini, nefesini hissediyordu ensesinde. Ölümü bu kadar yakından hissedeceğini daha önce hiç düşünmemişti.
*** Devamını Oku
Emperyalizmin 1970′lerde başlayan krizi ekonomik, askeri ve politik boyutlarıyla sürüyor. Kriz, bizzat emperyalistler tarafından da ifade ediliyor, tartışılıyor, çıkış yolları aranıyor. Emperyalistlerin ve onların yarı-sömürgelerdeki işbirlikçilerinin yaşadığı bir kriz daha var ki, yeterince gündeme gelmiyor. Bu bir düşünsel-ideolojik krizdir. Saydığımız krizler (özellikle politik kriz) ve düşünsel kriz diyalektik bir biçimde birbirini besleyerek gelişiyor. Tarihin çöplüğündeki yerini almak için gün sayan bir sistemden düşünsel Devamını Oku
Join us as we spread the word.
Son Yorumlar