Çok yönlü sanatçı Muzaffer Oruçoğlu’nun, Antagonizma (uzlaşmaz zıtlık) resim sergisi Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ikinci kez açılacak. Sergi daha önce İstanbul Mephisto Kitapevi’nde sergilenmişti. 29 Eylül ile 26 Ekim tarihleri arasında açılacak olan kişisel resim sergisine tüm sanatseverler davetli. Devamını Oku
150 yıl önce, Türkiye denilen yerde Kürt yoktu. Kürtlerin yaşadıkları yerlerde, koyun otlatan, kaval çalan, kaçakçılık yapan, sigara ve çay içen, incelikli bir azametle yanık klamlar okuyan “Doğulu Vatandaşlar” vardı. Hatta bu vatandaşlar bile o zamanlar, Kürt olmadıklarını, halis Türk ırkından geldiklerini iddia ediyor, göğüslerini gererek, bu iddiayı güçlendiren, Türk, Aslantürk, Yıldırımtürk, Hastürk gibi soylu soyadları koyuyorlardı. Türk devleti bunların, karlı dağlarda yaşadıklarını, karda yürürken kart kurt sesleri çıkardıklarını, bundan dolayı Türklerin Kartkurt kesimini Devamını Oku
Şiir kitaplarını okurken bir yığın noktaya dikkat çekmeye çalışıyorum. Derinlik önemlidir. Dibinden ses gelen, seni çeken derinlik… Seni derinleştiren, unutulması zor derinlik… Çağrışım gücü ve büyüyle yüklü bir derinlik… Yalınlığın ve inceliğin gücünü duyumsatan bir derinlik… Şiiri eğer halk için yazma gibi bir derinlik derdiyle yazıyorsan, halk deryasının keşfine çıkmak, onun anlaşılmayan serüvenini, büyük illetini, killetini ve de zilletini anlamak zorundasın. Şiirin karakterine, dokusuna, halkın duru ve derin bilgeliğinden renkler almak gibi bir sorunun varsa… Devamını Oku
İnsanlığın en büyük ‘devrimi’ arka ayaklarının üzerine dikilmesi ve ön ayaklarıyla işe yönelmesidir. Kim bilir, bu belki de evrendeki tüm organik hayatın en büyük zaferidir. İnsanoğlu çıplak, kocaman, kıllı ayaklarını yerküreye basıp da gökkubbeye doğrulduğunda, yani ön ayak işe koyulduğunda şiir denilen şeyi çok ilkel biçimiyle, yalın çığlğımsı bir halde söylemeye başladı. Ön ayaklarının el haline gelmesiyle birlikte filizlenmeye başladı şiir. Devamını Oku
Join us as we spread the word.
Son Yorumlar