Bir kez daha girdiler hayatlarımıza. Hiç ummadığımız bir zamanda, kendi dalaşlarının bir malzemesi yaptılar. Daha önce de yapmışlardı, 38’de… Bir anda girmişlerdi diye anlatır atalarımız. Umulmadık, hiç beklenmedik bir zamanda… Her gazetenin sayfalarından birinde özür, yüzleşme, vicdan kelimelerinden geçilmez oldu. Günlerdir, haftalardır yine girdiler hayatlarımıza… Bir özrün arkasına saklanarak faşizmin alasını uygulayanların dudağının arasından çıkan o iki kelimeye bel bağlandı. Devamını Oku
Yorgun argın evinize dönerken otobüsün yanındaki fiyakalı arabadan bozuk Türkçesiyle bangır bangır bir ses tüm kulaklarınızı doldurur: Bas gaza aşkım bas gaza/Kim tutar seni bas gaza/Yollar senin hiç durma/Hadi uçur beni burda…/Bir fıstık görsem frene basarım/Çaktırmadan güzel mi bakarım/Üffff güzelmişsin be cicim/Hadi gel beraber iki tur atalım… Devamını Oku
Tarihin çarkları durmaksızın dönerken her toplumsal sınıf da bu çarkın en güçlü dişlilerinden biri olan kendi kültür ve sanatıyla tarih sahnesinde yerini alıyor. Bu sahnede her sınıfın kültür ve sanatı farklı içerik ve biçimlerle çarkı kendi lehine döndürmeye çalışıyor. Tarih içerisinde, ezen sınıflar bekasının devamı için en güçlü silahlarından biri olan kültür ve sanatıyla halkın bilincinde yarattığı yanılsama sonucunda, halkın kendisine, ilerici kültürüne, sanatına yabancılaşması için elindeki bütün olanakları sonuna kadar kullanıyor. Devamını Oku
Kendi ülkesinde üç maymunu oynayıp Somali’de insanlık abidesi kesilenlerin oyununu izledik televizyonlarda günlerce. Tayyip ve ekibinin insanlık trajedisini yakından görüşünü, dudaklarının büzülüşünü, ağlamaklı hallerini, nasıl karşılandıklarını, kendi elleriyle yardımları nasıl dağıttıklarını büyük bir ilgiyle takip ettik! (ah nasıl gurur duyduk, nasıl hüzünlendik!). Yardım heyeti uçağının nasıl büyük bir tehlike atlattığını ağzımız açık, büyük bir korkuyla izledik, bekledik! Yine, bir kez daha, halkın açlığından efendilere, Devamını Oku
Yer yer sararmış yeşilimsi örtünün ışıltısı Ovacık’ı Hozat’a bağlayan vadinin, yolların izini saklıyor içinde. Munzur dağlarının o görkemli, savaşa çağıran heybetine dalmışken gözlerim Burnak köyünün etrafında bir yer arıyor. Duruyorum dimdik. Tepemden aşağıya doğru yayılan garip bir duyguya kapılıyorum. Bacaklarım da bir telaş var sanki. Sonra diz çöküp Munzur suyuna dokunuyorum. Yeni doğan güneşin altında baktığım her tepe, her dağ ışıl ışıl bir parıltıyla dokunuyor gözlerime. Tanıdık yüzlerin silueti Devamını Oku
Ne güzel izliyoruz, ne güzel kandırılıyoruz… Düşünün ki bir pazardasınız… İnsan pazarı! Öyle ürkütücü, öyle komik, bir o kadar da acı… Yüzü gözü kırışmışıyla, delisiyle, süslüsüyle, alımlısıyla, güzeliyle, çirkiniyle fakat ortak noktaları kararmış-karartılmış yüzleri ve yürekleriyle tam bir insan pazarı… Birbirinden elektrik alan alana… Programı izlemeden önce yanınıza bir bardak su belki de nefes açıcı bir kolonya almalısınız… Yer yer nefesinizin daraldığını hissedeceksiniz. Program başlıyor… Devamını Oku
Join us as we spread the word.
Son Yorumlar