Son Çalışmalarımız


Yeni dekadancı bar şairleri

Kim ne söylerse söylesin. Kim kafasını kuma gömerse gömsün. Kim üç maymunluğa soyunursa soyunsun, “Gemisini yürüten kaptandır.” anlayışına sığınırsa sığınsın. Kim dayatılan olumsuzluklara, yaşanılan gerçekliklere sırtını dönerek, bir mağara girişine sırtını dönüp, kendi gölgesinin büyüklüğüne tapınırsa tapınsın. Kim gettosunda, sırça köşkünde yaşayıp “şal ve raks” üstüne şiirler dizerse dizsin. Bunlar duyarlı, tepkici, yani 3M olan (Sakın Migros’un M’leriyle karıştırmayın bunu Devamını Oku

Değişimin diyalektiği yada tiyatronun eğitimi olur mu?


Halkım ben / Hani şu sayılamayan /Hani şu çok halk / Soluğumun öyle bir gücü var ki / Sessizliği deler geçer dinlemem / Filiz verir / Boy atarım / Zifiri karanlık demem. Halkız biz, halk denizinde yaşayan bin bir çeşit canlıdan gün ışığına en yakın duranlarız. İçinde nefes alıp verdiğimiz bu suları durgunlaştırıp, çürüterek bizleri yok etmek isteyenlere inat ısrarla durgun suları hareketlendirip dalgalara dönüştüren, tüm kumdan kaleleri yıkan, hiçbir ordunun, hiçbir silahın önünde duramayacağı dünyayı sarıp Devamını Oku

Sanatımız isyanımızın estetik yönünü yansıtır

Açın karanfil karanfil kıpkızıl / Yıldızlara haykırın / Haykırın ki, yırtılsın / karanlığın perdesi / Doğsun sarının, siyahın, beyazın / Sımsıcak kardeşlik güneşi / Haykırın ki, parçalansın / Beyinlere vurulu zincir / Kırılsın ayaklardaki pranga / Kırılsın ki, yürüsün katar katar / Sevgi yüklü, umut yüklü, sevda yüklü / Kardeşlik trenimiz / Kıtalardan kıtalara. Tiyatronun özünde bulunmayan tüm araçlardan sıyrıldıktan sonra ortaya çıkan oyuncu, tiyatro için elzem olandır. Tiyatronun olmazsa olmaz ikinci öğesi olan izleyici ile oyuncunun ilişkisi nasıl olmalıdır? Devamını Oku

İnsan pazarı

Ne güzel izliyoruz, ne güzel kandırılıyoruz… Düşünün ki bir pazardasınız… İnsan pazarı! Öyle ürkütücü, öyle komik, bir o kadar da acı… Yüzü gözü kırışmışıyla, delisiyle, süslüsüyle, alımlısıyla, güzeliyle, çirkiniyle fakat ortak noktaları kararmış-karartılmış yüzleri ve yürekleriyle tam bir insan pazarı… Birbirinden elektrik alan alana… Programı izlemeden önce yanınıza bir bardak su belki de nefes açıcı bir kolonya almalısınız… Yer yer nefesinizin daraldığını hissedeceksiniz. Program başlıyor… Devamını Oku

Şiirin doğuşu ve gelişmesine dair

İnsanlığın en büyük ‘devrimi’ arka ayaklarının üzerine dikilmesi ve ön ayaklarıyla işe yönelmesidir. Kim bilir, bu belki de evrendeki tüm organik hayatın en büyük zaferidir. İnsanoğlu çıplak, kocaman, kıllı ayaklarını yerküreye basıp da gökkubbeye doğrulduğunda, yani ön ayak işe koyulduğunda şiir denilen şeyi çok ilkel biçimiyle, yalın çığlğımsı bir halde söylemeye başladı. Ön ayaklarının el haline gelmesiyle birlikte filizlenmeye başladı şiir. Devamını Oku

Welcome Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi

Giriş

Parolanızı mı unuttunuz?

Bu Siteye Üye Ol

Join

Join us as we spread the word.